ISSN: 2147-8724
 



Ankara Araştırmaları Dergisinde yayınlanan tüm makaleler “Creative Commons Alıntı 4.0 Uluslararası Lisansı” ile lisanslanmıştır. 

  Ankara Araştırmaları Dergisi: 6 (2)
Cilt: 6  Sayı: 2 - 2018
Özetleri Gizle | << Geri
HAKEMLI MAKALE
1.
Juliopolis (Iuliopolis) Antropolojik Araştırmaları: İlk Çalışmalar
Juliopolis (Iuliopolis) Anthropological Research: Preliminary Results
Ali Metin Büyükkarakaya, Asuman Alpagut, Evren Çubukçu, Fabio Cavalli
doi: 10.5505/jas.2018.43433  Sayfalar 111 - 126
Juliopolis (Iuliopolis) Ankara ili Nallıhan ilçesinde yer alan antik bir kenttir. Juliopolis Nekropolü kazıları 2009 yılından beri Anadolu Medeniyetleri Müzesi Başkanlığınca sürdürülmektedir. Nekropol, Ankara’nın yaklaşık 122 km kuzeybatısında Nallıhan ilçesine bağlı Çayırhan beldesinde bulunmaktadır. Arkeolojik araştırmaya göre nekropol Helenistik Dönem’den itibaren kullanılmaya başlanmış ve Roma Dönemi ve Bizans İmparatorluğu zamanlarında da kullanımı devam etmiştir. Şimdiye kadar 500’ün üzerinde farklı tiplerde mezar açığa çıkartılmış, bu mezarlardan da çok sayıda insan iskeleti kalıntısı ele geçmiştir. Makalede, nekropolden elde edilen insan kalıntılarının biyoarkeolojik açıdan incelenmesiyle geçmişte Ankara’da yaşamış olan bu insanların yaşamları hakkında bilgi elde etmeyi hedefleyen Juliopolis Antropolojik Araştırmaları projesinin ilk sonuçlarının paylaşılması amaçlanmaktadır. Nekropol’deki uzun süre kullanımda olduğu anlaşılan en kalabalık oda mezar üzerine yapılan incelemede her iki cinsiyetten ve tüm yaş gruplarından olmak üzere en az 57 bireye ait kemik ve diş kalıntısının mevcut olduğu saptanmıştır. Bir lahit içindeki ahşap tabuta defnedilen yaşlı bir erkeğe ait kafatası üzerindeki saç kalıntıları ışık ve taramalı elektron mikroskopları yardımıyla incelenmiş ve morfolojik değerlendirmesi yapılmıştır. Ayrıca bir mezardan elde edilen kafatasına ait bilgisayarlı tomografi verisinden hareketle yeniden yüzlendirme çalışması yapılmış, Juliopolis’te yaşamış orta yaşlı bir erkeğe ait üç boyutlu yüz ortaya çıkartılmıştır.
Juliopolis (Iuliopolis) is an ancient city located in Nallıhan district of Ankara. The excavations at the Necropolis of Juliopolis have been carried out by the Directorate of the Anatolian Civilizations Museum since 2009. The necropolis is located in the Çayırhan district of Nallıhan, approximately 122 km northwest of Ankara. According to the archaeological research, the necropolis had been used during the Hellenistic Period and continued to be used during Roman and Byzantine Empires. More than 500 tombs have been uncovered so far, and a large number of human skeletons have been recovered from these tombs. This paper aims to present the preliminary results of the Juliopolis Anthropological Research Project which intends to obtain information about the lives of the inhabitants of Juliapolis or Ancient Ankara by the bioarcheological study of the human remains which were recovered in the necropolis. During the study conducted on the most crowded chamber tomb, which is considered to be in use for a long time in the necropolis, bone and tooth residues belonging at least 57 from both sexes and all age groups were found. The hair remains on the skull of an old man buried in a wooden coffin in a sarcophagus were examined with the help of light and scanning electron microscopes and their morphological characteristics were evaluated. In addition to this, a facial traits reconstruction study was performed based on the computerized tomography data of the skull obtained from a grave and a three-dimensional face of a middle-aged man who lived in Juliopolis was exposed.

2.
Ankara Metropoliten Alanında Bilgi Yoğun İş Hizmeti Faaliyetlerinin Lokasyon Tercihleri
Location Preferences of Knowledge Intensive Business Services in Ankara Metropolitan Area*
Mehmet Tahsin Şahin, Mutlu Yılmaz, Çiğdem Varol
doi: 10.5505/jas.2018.52523  Sayfalar 127 - 144
Hizmet sektörünün alt sınıflarından biri olan Bilgi Yoğun İş Hizmetleri (BYİH) yarattığı yüksek katma değer ile ülke ve bölge ekonomisi için önem arz etmektedir. BYİH sektörü bilginin üretilmesi, taşınması ve dönüştürülmesini sağlamakta, bunu yaparken de en önemli çıktısı inovasyon olmaktadır. Uluslararası yazında BYİH faaliyetlerinin genellikle metropollerde yoğunlaştığı vurgulanmaktadır. Kent ekonomisine önemli katkı sağlayan sektörlerden biri olan BYİH faaliyetlerinin lokasyon tercihleri dikkate alınması gereken bir konudur. Bu çerçevede, metropol bir kent olan Ankara örneği üzerinden BYİH faaliyetlerinin dağılım, yoğunlaşma ve kümelenme örüntülerini okumak hem ulusal, hem de uluslararası yazına katkı açısından önem taşımaktadır. Bu kapsamda çalışma; Ankara’da mevcut BYİH firmalarının lokasyon tercihlerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, Ankara metropoliten alan sınırları içinde kalan BYİH firmaları üzerinden mahalle ölçeğinde adrese dayalı analizler yapılmıştır. Araştırmada kullanılan BYİH firma verileri, Ankara Ticaret Odası’ndan (ATO) elde edilmiştir. Çalışmada öncelikli olarak ArcGis programı yardımı ile BYİH firmalarının Ankara bölgesindeki mekânsal dağılım örüntüleri, BYİH faaliyet sınıflarına göre analiz edilmiştir. Daha sonra yine ArcGis programında en yakın komşuluk analizi ve kernel yoğunluk analizleri yapılmış, mesleki ve teknolojik olarak ikiye ayrılan BYİH sınıflarının kümelenme örüntüleri ortaya konulmuştur. Çalışma sonuçları BYİH firmalarının, uluslararası yazının aksine, ağırlıklı olarak merkezi iş alanı (MİA) içinde yoğunlaştığını ancak bundan farklı olarak Teknolojik BYİH faaliyetlerinin MİA dışında kalan Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde yoğunlaştığını ortaya koymaktadır.
The Knowledge Intensive Business Services (KIBS), a subsector of the service sector, is an important merit for every country and every region’s economy as it creates a high added value. The KIBS sector improves the production, transportation, and transformation of knowledge, thus its most important output is innovation. The location preferences of the KIBS activities, which appear as one of the crucial sectors contributing to the city economy, must be considered an important issue. The overview of the international literature, emphasizes that KIBS activities are mainly concentrated in metropolises. In this context, it is important to understand the distribution, concentration and clustering patterns of the KIBS activities at the example of Ankara metropolitan city as a contribution to the national and international literature. This paper aims to analyze the location preferences of the KIBS firms in Ankara, therefore, the address-based analysis was applied to the KIBS firms to the neighborhood scale within the metropolitan area of Ankara. The data of KIBS firms were obtained from the Ankara Chamber of Commerce (ACC). In the study which is the basis of this paper, firstly the spatial distribution patterns of the KIBS firms in the Ankara region that were analyzed according to the KIBS activity subclasses with the ArcGis software program. Then, clustering patterns of the two KIBS subclasses; Professional and Technological KIBS were presented by applying the nearest neighborhood analysis and kernel density analysis in ArcGis program. These results show contrary to the overview of the international literature that the KIBS firms are predominantly concentrated in the central business district (CBD), however technological KIBS activities, are concentrated in Technology Development Zones outside the CBD.

3.
Nostaljiyi Yeniden Yaratmak: Ankara’nın Kale, Hamamönü ve Hamamarkası Mahallelerinde Kent Kültürü
Re-Creating Nostalgia: Urban Culture in the Citadel, Hamamönü and Hamamarkası Neighbourhoods of Ankara
Petek Onur
doi: 10.5505/jas.2018.41713  Sayfalar 145 - 166
Ankara’nın tarihî merkezi olan Ankara Kale’sinde 1980’lerin sonundan beri ve hemen yakınındaki Hamamönü’nde ise 2007’den beri hem yerel yönetimler hem de özel sektörden yatırımcılar ve küçük işletmeler tarafından koruma, renovasyon, restorasyon ve kentsel dönüşüm faaliyetleri sürdürülmektedir. Hamamarkası bölgesi ise bu sürecin son halkasını oluşturmaktadır. Bu faaliyetler hem turistlerin hem de kent gezginlerinin tüketimine ve taleplerine yönelik mekânlar inşa etmekte ve otantiklik olgusundan yola çıkarak ve estetikleştirme pratikleri aracılığıyla yeni bir nostalji kültürü yaratmaktadır. Modernleşme ve küreselleşmeyle birlikte zayıflayan yerel aidiyet bağları da nostalji aracılığıyla tekrar gündeme gelmekte ve nostalji kültürünün hem üretim hem de tüketim aşamalarında belirleyici olmaktadır.
Bu çalışmanın amacı, Ankara’nın söz konusu tarihî bölgelerinde bu kültürün oluşumunu ve içinde barındırdığı farklılıkları, nostalji kültürünü üreten aktörlerin mekân yaratma biçimleri üzerinden incelemektir. Çalışma temel olarak, bölgede faaliyet gösteren kafe, restoran, antika dükkânı, sanat galerisi, sanat atölyesi, butik otel gibi işletmeleri ve müzeleri kapsayan saha çalışmasına dayanarak toplumsal belleğin, geleneklerin, geçmişe dair algıların ve özlemlerin Ankara’nın kent kültüründeki yansımalarını ortaya koymaktadır. Bu veriler ışığında söz konusu üç bölgede farklı nostalji kültürlerinin oluştuğu ve oluşan kültürün hem neo-liberal küreselleşmeden hem de Türkiye’deki hâkim siyasal dinamiklerden, özellikle son on yılda etkili olan neo-Osmanlıcılık politikasından etkilendiği görülmektedir.
Conservation, renovation, restoring and urban regeneration activities have been carried out in the historic centre of Ankara, in Ankara Citadel since 2007 and right beside it, in Hamamönü both by local government and investors from the public sector and small-scale enterprises. Hamamarkası region has been the last episode of this process. These activities construct spaces for the consumption and demands of the tourists as well as urban travellers and create a new nostalgia culture based on the phenomenon of authenticity by means of aestheticisation practices. Local ties of belonging which weaken with modernization of globalization come to the fore again and become determining in the production and consumption phases of nostalgia culture. The aim of this study is to examine the formation of the nostalgia culture in these historic regions of Ankara and the diversities that have been produced within it by several actors. Based on the fieldwork comprising the enterprises like cafés, restaurants, antique shops, art galleries, art studios, boutique hotels in the regions, the study presents the repercussions of social memory, traditions, perceptions and longings of the past in the urban culture of Ankara. In the light of these data, it is seen that in these three regions different nostalgia cultures are formed and the emerging cultures are both influenced by neo-liberal globalization and the prevailing political dynamics in Turkey, particularly by the policy of neo-Ottomanism which has been effective in the last ten years.

4.
Kültürel Bellek Kurumlarında Dijitalleştirme: Ankara’daki 17 Kurumun Uygulamalarının Analizi
Digitization in Cultural Memory Institutions: Analysis of the Practices Carried Out in 17 Institutions in Ankara
Tolga Çakmak
doi: 10.5505/jas.2018.30502  Sayfalar 167 - 182
Dijitalleştirme kültürel bellek kurumlarının yatırımlarda bulunduğu süreçlerden biridir. Genel olarak analog ortamdaki kaynakların dijital kopyalarının oluşturulmasına dayanan dijitalleştirme işlemi, kültürel belleğin sunumu açısından çeşitli iş süreçlerini beraberinde getirmektedir. Çalışmanın amacı; Ankara’da bulunan ve sahip oldukları koleksiyonlara yönelik dijitalleştirme uygulamaları yapan kültürel bellek kurumlarının bu uygulamalara yönelik yaklaşımları ve karşılaştıkları sorunları analiz etmektir. Bu amaç çerçevesinde kültürel bellek kurumlarındaki dijitalleştirme süreçlerine yönelik alanyazından hareketle 13 açık uçlu sorudan oluşan bir görüşme formu geliştirilmiştir. Geliştirilen bu form farklı ölçeklerde dijitalleştirme uygulaması yapan 17 kurumdaki yetkililerle gerçekleştirilen görüşmelerde kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular Ankara’da yer alan bu kurumların dijitalleştirme uygulamalarını, bu konudaki karar verme süreçlerini ve gelecek öngörülerini ortaya koymuştur. Çalışma sonuçları kurumların fiziksel alan yetersizlikleri, özgün kopyanın korunması ve kaynakların erişilebilirliklerini artırmak gibi amaçlarla dijitalleştirme yaptıklarını göstermiştir. Diğer taraftan kurumların dijitalleştirme uygulamalarında ekipman yetersizlikleri, çıktı kalitesi problemleri gibi sorunlar yaşadıkları, tanımlama standardı ve koleksiyon yönetim sistemi kullanımlarının düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir.
Digitization is one of the processes in which cultural memory institutions make investments. The digitization process that is mostly based on creating digital copies of the analog sources generally involves various business processes in order to present the cultural memory. The aim of this study is to analyze the digitization approaches and problems that occurred during the digitization process of the cultural memory institutions in Ankara which are conducting digitization projects on their collections. For this purpose, an interview form consisting of 13 open-ended questions was developed based on the literature review about the digitization processes in these cultural memory institutions. This form was used in interviews with the specialists of 17 institutions that implemented digitization at different scales. The findings of the study revealed the digitization practices, the decision-making processes and future predictions of these institutions in Ankara. The results of the study showed that the institutions started digitization for the purposes of coping with inadequate physical space, preserving the original copy and increasing the accessibility to the sources. Moreover, it has been determined that the institutions faced problems in the digitization practices, such as equipment deficiencies, output quality problems, collection and hardware selection problems, and low level of description standard and collection management system usage.

5.
1920’lerde Ankara’nın Konut Mimarisi: Yeni Başkentin Yerleşim Bölgelerinde Konut Tipleri
The Residential Architecture of Ankara during the 1920s: The Housing Types in the Settlement Zones of the New Capital City
Deniz Avcı Hosanlı, T. Elvan Altan
doi: 10.5505/jas.2018.08108  Sayfalar 183 - 210
The focus of this paper is the residential architecture of the capital city Ankara during the 1920s, which is investigated as part of the development of the city after the foundation of the Turkish Republic. It initially defines the main settlement zones of contemporary Ankara that transformed and were formed in relation with the contemporary development plans implemented to direct the urban growth. The construction of new single houses and apartments as the main housing types of the period in the defined settlement zones of the historical and the developing parts of the city is then analyzed in order to understand how the increase in population and the resultant housing need in the new capital city affected the change in its built environment. In this frame of analysis, the paper aims to evaluate the new housing production during the first decade of the capital city Ankara by examining the old city-Ulus that transformed and the new city-Yenişehir that was formed in this process, and also considering the simultaneous un-planned transformation of the vineyards and formation of shed-houses in the peripheries of the city center.
The focus of this paper is the residential architecture of the capital city Ankara during the 1920s, which is investigated as part of the development of the city after the foundation of the Turkish Republic. It initially defines the main settlement zones of contemporary Ankara that transformed and were formed in relation with the contemporary development plans implemented to direct the urban growth. The construction of new single houses and apartments as the main housing types of the period in the defined settlement zones of the historical and the developing parts of the city is then analyzed in order to understand how the increase in population and the resultant housing need in the new capital city affected the change in its built environment. In this frame of analysis, the paper aims to evaluate the new housing production during the first decade of the capital city Ankara by examining the old city-Ulus that transformed and the new city-Yenişehir that was formed in this process, and also considering the simultaneous un-planned transformation of the vineyards and formation of shed-houses in the peripheries of the city center.

6.
Erken Soğuk Savaş Döneminde Türk-Amerikan Yakınlaşmasının Ankara Kent Kültürüne Etkileri
The Effects of the Turkish-American Rapprochement on Ankara City Culture during the Early Cold War
Semih Gökatalay
doi: 10.5505/jas.2018.03522  Sayfalar 211 - 235
Makalede, Türk siyasi tarihinin dönüm noktalarından birisi olarak kabul edilen İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde Ankara’da gerçekleşen kültürel aktivitelerin nasıl şekillendiği, Ankara’da yaşantının ne yönde değiştiği ve Türk-Amerikan dernekleri yönetiminde öne çıkan kişilerin, Türk-Amerikan ilişkileri kapsamında ve sosyal ilişkiler açısından nasıl etkili oldukları incelenmektedir. Bu dönem, yalnızca, Türk iç ve dış politikasında köklü değişikliklere tanık olmakla kalmamış, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamın da derinden değişmesine tanıklık etmiştir. Siyasi iktidarın, iktisadi politikaların ve dış ilişkilerin köklü biçimde değişmesi, ülkenin başkenti olan Ankara’da, kent yaşamına da yeni bir boyut kazandırmıştır. Makale, savaş sonrası dönemde, Ankara’da kurulan Türk-Amerikan dernekleri ve cemiyetlerine yoğunlaşarak, Türk-Amerikan yakınlaşmasının Ankara’nın sosyal yaşamını nasıl etkilediği, aynı zamanda söz konusu dernek ve cemiyetlerin Türk-Amerikan ilişkilerini nasıl şekillendirdiğini de incelemektedir. Çalışmada; bir yandan mevcut literatür tarafından göreli olarak ihmal edilmiş olan, 1945-1955 dönemi Ankara kent yaşamı bütüncül bir perspektiften ele alınırken; bir yandan da Türk-Amerikan ilişkilerinin makro ölçekli diplomatik ve iktisadi yönlerden sınırlı kalmadığı, aynı zamanda, bu ilişkiler ağının mikro ölçekli sosyal ve kültürel boyutlarda da değişim ve etkileşimlere yol açtığı tartışılmaktadır.
In this paper, how cultural activities in Ankara were shaped, towards what direction the lives of the people who resided in Ankara were changed, and how individuals became influential within the scope of Turkish-American relations and in terms of social relations are examined in the post-war era which is regarded as a turning point of Turkish political history. This period not only witnessed radical changes in both foreign and domestic policies but also a deep change in cultural and social life. The radical change of political authorities, economic policies, and foreign relations brought a new dimension to urban life in Ankara, the capital of the country. Focused on the Turkish-American associations that were formed in Ankara in the post-war era, this paper explores how the Turkish-American rapprochement influenced social life in Ankara and how such associations and societies shaped Turkish-American relations. In addition to the activities of these associations and societies, through an examination of the individuals who became prominent members in the associations, a cultural analysis of Ankara in the early Cold War is also presented. In short, while this study takes up the urban life in Ankara from 1945 to 1955, which has been neglected by the existing literature, from a comprehensive perspective, it also argues that Turkish-American relations were not limited to macro-level diplomatic and economic aspects but at the same time these relations led to changes and interactions in micro-level social and cultural aspects.

GÖRÜŞ YAZISI
7.
Kaybolan Bir Mimari Miras: Ankara Belediye Dairesi
A Lost Architectural Heritage: Ankara Municipal Building
Emre Kolay
doi: 10.5505/jas.2018.29981  Sayfalar 237 - 248
Osmanlı’da 1854 yılında, “Şehremaneti”nin kurulması ile başlayan belediyecilik faaliyetleri, Cumhuriyetin ilanına değin çıkartılan kanunlarla pek çok değişim geçirmiş ve İmparatorluğun hemen hemen tüm vilayetlerine yayılmış teşkilatlardan meydana gelmekte idi.1857 yılında kurulan Altıncı Daire-i Belediye’yi örnek alarak oluşturulan ilk belediyelerin 1864 yılında çıkartılan “Tuna (Danube) Vilayeti Nizamnamesi”nin sonrasında yaygınlaştığı kabul edilmektedir. Söz konusu belediye teşkilatları arasında, Ankara belediyesinin 1866 yılından bu yana mevcudiyetini bilmekteyiz. Cumhuriyetin ilanı ve Ankara’nın başkent oluşu ile 1924 yılında Ankara belediye dairesi, İstanbul modelli Şehremaneti’ne dönüştürülmüştür. 1930 yılı Belediye Kanunu’na kadar şehremaneti olarak görev alan Ankara belediyesi, Cumhuriyetin başkentinin fiziki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuştur. Bu çalışmanın odağında Osmanlı idaresindeki Ankara belediye teşkilatının inşa ettirmiş olduğu, fakat günümüze ulaşamayan belediye binası ve söz konusu yapıya ait arşiv belgeleri bulunmaktadır. Anadolu’daki Osmanlı belediye binaları arasında özgün plan şemasına şu ana dek ulaşılabilen tek yapı olması sebebiyle Ankara belediye binası önem kazanmaktadır. Üstelik eski fotoğraflarının da varlığı yapının mimari karakterini okumaya ve yapıyı döneminin mimari yönelimi içerisinde değerlendirmeye olanak tanımaktadır.
The municipality activities that began with the establishment of the “Şehremaneti” in 1854 in the Ottoman Empire, had undergone many changes with the laws enacted until the proclamation of the Republic of Turkey and consisted of organizations spreading all over the provinces of the Empire. The Sixth District (Altıncı Daire-i Belediye), established in 1857, set an example to provincial municipalities which became widespread immediately after the enactment of the “Tuna (Danube) Provincial Regulation” (Tuna Vilayeti Nizamnamesi) in 1864. Among the municipal organizations in question, the existence of the Ankara municipality from as early as 1866 is known. With the establishment of the Republic of Turkey and Ankara becoming the capital city, the municipality of Ankara was transformed into the Istanbul-based Şehremaneti in 1924. The municipality of Ankara, which had served as “Şehremaneti” until the enactment of the Municipality Law of 1930, was established to fulfill the physical needs of the capital. The subject of this paper is the Ankara municipality building which is not extant today and the archive documents related to the building. The significance of the Ankara Municipality Building is increasing as it is the only building among the Ottoman municipal buildings in Anatolia of which the original plan scheme survived until today. Moreover, the old photographs of the building enable us to ascertain the architectural character of the structure and to evaluate the structure within the architectural orientation of its period.



Makale Çağrısı
Derginin 14. Sayısına makale gönderimi için son tarih 30 Haziran 2019’dur.

Duyuru
Ankara Araştırmaları Dergisi 2017 yılı özel yazı ödülünü C5.S2’de yayımlanan “Bir Kırsal Yerleşim Olarak Evciler Mahallesi Peyzaj Özellikleri” başlıklı makalesiyle Yekta Köse kazanmıştır.


2018 yılında Ankara Araştırmaları Dergisi’nde yazısı yayımlanan, 35 yaş altı veya doktorasını 5 yıl içerisinde almış olan araştırmacılar arasından VEKAM Yönetim Kurulu’nun belirleyeceği bağımsız bir jüri tarafından seçilecek bir yazara, derginin özel yazı ödülü olarak 1.000 TL verilecektir.

 
Copyright © 2019 Ankara Araştırmaları Dergisi. Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik Beyanı
Lookus & Online Makale