ISSN: 2147-8724
 



Ankara Araştırmaları Dergisinde yayınlanan tüm makaleler “Creative Commons Alıntı 4.0 Uluslararası Lisansı” ile lisanslanmıştır. 

  Ankara Araştırmaları Dergisi: 3 (1)
Cilt: 3  Sayı: 1 - 2015
Özetleri Gizle | << Geri
HAKEMLI MAKALE
1.
Ankara Halk Müziğinin Tarihsel ve Geleneksel Temelleri
Historical and Traditional Basics of Ankara Folk Music
Ömer Can Satır
doi: 10.5505/jas.2015.36844  Sayfalar 1 - 12
Bu çalışmanın öncül amacı, Ankara’nın sahip olduğu geleneksel müzik kültürünü oluşturan tüm dinamikleri tarihsel kaynaklar ışığında belirleyerek, bu dinamiklerin birbirleriyle olan ilişkisi üzerinden yörenin müzik yaşantısını gözler önüne sermektir. Nitekim bu çalışma, belgesel tarama (doküman incelemesi) yöntemi ile durum saptamaya yönelik bilgilerin kullanıldığı, betimsel çerçevede genel durum tespitine yönelik nitel bir araştırmadır. Elde edilen bulgular ışığında, Ankara halk müziği, merkez ve çevre bağlamında, iki temel boyutta varlık göstermektedir. Merkez faktörü, içinde barındırdığı güçlü Seymen geleneği sayesinde, şehrin müzikal kimliğinin önemli bir belirleyicisi olurken, çevre faktörü Ankara halk müziğinin tek tipleşmesindeki en önemli engeldir. Tarihsel süreçte Ankara, yalnızca halk müziğinden ibaret değildir. Geçen yüzyılın başında yaşayan gayrimüslim tebaanın müzik pratikleri ile Cumhuriyeti kuran sivil ve askeri bürokrasinin Klâsik Batı müziğinden önce sahiplendikleri “alaturka musiki”nin varlığı, Ankara’nın çok kültürlü müzik yaşamını kanıtlar niteliktedir.
The primary purpose of this study is to reveal the musical life of the region through identifying all dynamics constituting the traditional music culture of Ankara in the light of historical sources and by means of the relationship of these dynamics. Hence, this study is an objective research concerning the general assessment within the descriptive framework in which information for identifying the situation via the documental screening (document review) method. In the light of obtained findings, Ankara folk music is based on two basic dimensions: central and environmental dimensions. While the central factor is an important determinant of the musical identity of the city due to the strong Seymen tradition within, the environmental factor is the most important obstacle for the standardization of Ankara folk music. Ankara is not all about folk music in the historical process. The music practices of the non-Muslim subjects lived in the beginning of the last century and the "alaturka music" embraced by the civilian and military bureaucracy prior to the Classical Western music together purport to prove the multicultural musical life in Ankara.

2.
Başkent Ankara’nın İnşasında Etkin Bir Mimar Giulio Mongeri ve Yaşam Öyküsü
Giulio Mongeri, an Architect Efficient in the Building of Capital City Ankara and his Biography
Damla Çinici
doi: 10.5505/jas.2015.57966  Sayfalar 13 - 41
Araştırma Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara’da öne çıkan Osmanlı Bankası (1926), Ziraat Bankası (1926-1929), Tekel Başmüdürlüğü (1928) ve Türkiye İş Bankası (1929) yapılarının mimarı Giulio Mongeri (1873-1951) üzerinedir. Giulio Mongeri, hem Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında, hem de Cumhuriyet’in ilk yıllarında mimari etkinlikleri ile öne çıkan mimarlardan biri olmuş ve Sanayi-i Nefise Mektebi hocalarından biri olarak geleceğin mimarlarını yetiştirip bir sonraki kuşağın mimarlık anlayışında da etkili bir rol üstlenmiştir. Çalışmada, mevcut yayınlardaki bilgilere yeni katkı olarak özellikle günlüğünden edinilen ve başka yerde yayımlanmamış eskizler, fotoğraflar ile belgelerin bilim dünyasına kazandırılması amaçlanmıştır. Giulio Mongeri’nin kendisi, ailesi ve yetiştiği ortam, kişiliği ve eğitimci olarak tutumu ulaşılan yeni bilgiler ışığında değerlendirilmiştir. Mongeri’nin Ankara’daki yapıları, dönemin Ankara’daki diğer yapılar ile karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve Mongeri’nin yaklaşım farklılıkları değerlendirilmeye çalışılmıştır.
The study is about Giulio Mongeri (1873 – 1951) who was the architect of Ottoman Bank (1926), Ziraat Bank (1926 – 1929), Monopolies Chief Directorate (1928) and Türkiye İş Bank (1929) buildings in Ankara in the first years of the Republic. Giulio Mongeri was one of the architects prominent in architectural activities both in the last years of Ottoman Empire and first years of the Republic and undertook an effective role in the architectural understanding of the next generation by raising the architects of the future as an instructor of the Academy of Fine Arts. In the study, it is aimed to gain especially the sketches and photos obtained from his diary and not published anywhere else to the scientific world as a new contribution to the knowledge in the available publications. Giulio Mongeri himself, his family and environs in which he was raised, his personality and attitude as a trainer have been appraised in the light of new information. The buildings of Mongeri in Ankara have been studied comparatively with the other buildings in Ankara in this period and an attempt is made to assess the differences in his approach.

3.
“Karşılanabilir Konut” Sunumu: TOKİ Ankara Kusunlar Yoksul Grubu Konutları Örneği
Affordable Housing Provision: A Case Study of TOKI Ankara Kusunlar Low-Income Housing
Sezen Aslan, Özlem Güzey
doi: 10.5505/jas.2015.32042  Sayfalar 42 - 53
Yoksul grupların konuta erişiminin sağlanamaması, toplumdaki en önemli sorunlardan biridir. Bu sorunun nedenlerinin başında, yoksul kesimin gelirinin ülkenin mevcut konut piyasasından konut sahibi olmada yetersiz kalıyor oluşudur. Mevcut konut piyasası dışında, hane halkı gelirleri ile konut maliyetleri arasındaki ilişkiye göre, alt gelir gruplarına yönelik konut sunumunu öngören bir kavram olan “Karşılanabilir Konut”; önemli bir konut politikası olarak ortaya çıkmış ve birçok ülke tarafından benimsenmiştir. Bu kapsamda Türkiye'de devlet bünyesinde kurulan Toplu Konut İdaresi (TOKİ), alt gelir gruplarına yönelik konut sunumu görevini üstlenmektedir. Bu çalışmada TOKİ tarafından üretilen ve doğrudan düşük gelirli hane halklarına sunulan konutların “Karşılanabilir Konut” kavramı ışığında ve örnek alan çalışması üzerinden değerlendirilmiştir. Örnek alan olan Ankara Kusunlar Yoksul Gelir Grubu konutlarında 1-10 Mart 2014 tarihleri arasında 100 hane halkına anket uygulanmıştır. Gerçekleştirilen anket çalışması sonuçlarından elde edilen konutların yeterlilik düzeyi üzerinden, uygulamada ortaya çıkan sorunların temel nedenleri tartışılmıştır.
The failure to access housing by the low-income households is one of the most important problems worldwide. The most important cause of this problem is the inability of the low-income households to afford housing market prices. The concept of “Affordable Housing” has emerged at this point as an important housing policy, which focuses on the ratio between the household incomes and housing costs. This concept has been adopted by many countries due to envisage housing for lower income households. In this context Housing Development Administration of Turkey (TOKI) provides housing for low-income households. This paper evaluates low-income housing produced by TOKI within the concept of Affordable Housing through the results of a survey realized in TOKI Ankara Kusunlar Low-Income Housing Project. Survey was conducted to 100 household in 1-10 March 2014. The preliminary causes of implementation in the case study area originating from the concept of affordability are discussed.

4.
Ankara Kalesi, Hatipoğlu Konağı İçin Yeniden İşlevlendirme Önerisi
Re-use Adaptation Proposal for Hatipoğlu Mansion in Ankara Citadel
Aydanur Yenel
doi: 10.5505/jas.2015.84803  Sayfalar 54 - 77
Ulus Kale bölgesi, başkent Ankara’nın tarihsel çekirdeğini oluşturan ve eski yerleşmenin tarihi yapılarını barındıran en önemli kentsel odaktır. Kaleiçi’nin günümüzdeki konumu, doku olarak büyük değişimler geçirmiş olmasına rağmen, tarihsel süreklilik, geçmişin izleri, anıtlar, fiziksel değerler devam etmekte olup kentin geleneksel bölümüne hizmet vermektedir.

Bu makalenin amacı, Angora (Ankara) tarihsel kent merkezi içinde inşa edilen, kültür mirası Hatipoğlu Konağı’nın varlığını sürdürebilmesi için fiziksel olarak geleneksel özellikleri korunurken, günümüz şartlarına uygun biçimde sürdürülebilirliği, kullanıcı ihtiyaçları ile konfor koşulları da sağlanarak, geleceğe, restorasyon ilkeleri doğrultusunda onarılıp nasıl aktarılabileceğinin ortaya konulmaya çalışılmasıdır.

Geleneksel özelliklerini koruyan tarihi dokunun ve Hatipoğlu Konağı’nın korunması kapsamında; kalenin fiziksel dokusu incelenip, sokak-parsel-yapı ilişkileri ile yapıların mimari özellikleri irdelenmiştir. 1929 kadastral haritalarından yararlanılmakla birlikte, elde edilen kaynaklar da değerlendirilerek Hatipoğlu Konağı’nın geçirdiği aşamalar verilmiş ve tüm bu çalışmalar yapının restitüsyon ve restorasyon kararlarını yönlendirmiştir.
Ulus Citadel region is the most significant urban focus which consitutes the historical core of the capital Ankara and which locates the historical buildings of the old settlement. Although the current position of Kaleiçi has undergone tremendous changes in its configuration; histocial continuity, the marks of the past and physical values continue while, at the same time, they serve to the traditional part of the city.

The purpose of this article is to present how Hatipoglu mansion’s could transfer to the future while its traditional speciality is preserved, it is sustainability suited to present conditions by providing comfort conditions with user’s needs to be repaired in accordance with restoration principle in order to continue cultural heritage Hatipoglu mansion’s existence which has been built in the historical city center of Angora (Ankara).

Within the scope of Hatipoglu mansion’s preservation and its historic fabric which is preserved its traditional specialties; the street- parcel- structure relationships and building’s architectural specifications have been examined after investigating castle physical texture. Phases that Hatipoglu mansion’s has been experienced was given while evaluating obtained sources and using 1929 cadastral map, all these works have been directed to restitution and restoration decisions of the structure.

GÖRÜŞ YAZıSı
5.
Ankara Şehri 1924 Haritası: Eski Bir Haritada Ankara'yı Tanımak
1924 Map of Ankara City: Recognizing Ankara with an Old Map
Gökçe Günel, Ali Kılcı
doi: 10.5505/jas.2015.47966  Sayfalar 78 - 104
Kurtuluş Savaşı sürerken İstanbul’dan gelen Harita Dairesinin subayları Ankara’nın ölçekli bir haritasını yaparlar. Bu harita Ankara’yı kale ve çevresindeki yerleşim alanı ve mahalleler ve içindeki yapılarıyla göstermektedir. Topografik olarak 1/4000 ölçekte ve üç renkli olarak hazırlanan haritanın, başlığı ve lejantı bulunmaktadır. Haritada ayrıca yön ve eşel çizgileri mevcuttur. Ankara şehrinin 1920’li yılarını günümüze taşıyan bu haritada mahalleler ada ölçeğinde ele alınmıştır. Haritada Ankara’ya gelen su hatları ve bunların üzerindeki çeşmeler işlenmiştir. Ankara’nın bugün artık ortada olmayan Müslüman ve Hıristiyan mezarlıkları haritada yerlerini almıştır. Ayrıca Ankara’nın bugün artık tamamen kapanmış olan dereleri Hatip Çayı, Çubuk Çayı ve İncesu dereleri haritada görülmektedir. Dini yapıların dışında 2. Abdülhamit döneminde yapılan Darül-muallimin, Taş Mektep, Sanayi Mektebi ve İstasyon binaları ile Büyük Millet Meclisi, 2. Meclis ve Ankara Palas gibi binalar yeni açılan yerleşme alanları bulunmaktadır. Bu alanda imar planı tasarımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Ankara 1917 yılında büyük bir yangın geçirmiştir. Bu yangın Kalenin batısında bulunan mahalle ve Yahudi mahallesine kadar Ankara çarşısını tamamen yok etmiştir. Haritada bu kısım Harik Mahalli olarak görülmektedir. Uzun yıllar 1924 Ankara Haritası olarak bilinen bu haritanın tanıtımını yaparak içinde yaşadığımız kente karşı bir görevi yerine getirdiğimizi düşünüyoruz.
During the War of Independence, military officers of Department of Mapping coming from Istanbul prepared the scaled map of Ankara city. This map shows the city with its entire castle, surrounding settlements, districts, and the buildings. Topographically the map was prepared in 1/4000 scale in three-color with a title and legend. It also includes direction lines and scale sign. In this map, interpreting the city in its 1920s, the districts were shown in square scale, on which the water lines and fountains as well as the Muslim and Christian graveyards not-existent today were marked. In addition, the creeks of Ankara that are faded totally today and Hatip Stream, Çubuk Stream, and İncesu Creeks were shown in the map. Besides the religious buildings, also in this map are the newly opened settlements such as Darül-muallim, built during the reign of Abdulhamit II., Taş Mektep, Sanayi Mektep, Station buildings, The Grand National Assembly and Second National Assembly Buildings, and Ankara Palas. It is understood that in these areas there was development plan design. In 1917, in Ankara there was a huge fire incidence, which destructed the whole town up to the district on the western side of the castle and up to Yahudi district, called as Harik Mahalli at the map. This study intends to present this map, known as 1924 Ankara map for long years, thus fulfilling the duty for the city that we lived for long years.

6.
Ankara'da Havuzbaşları: 1923-1950
Ankara Poolsides: 1923-1950
Mehtap Türkyılmaz
doi: 10.5505/jas.2015.14622  Sayfalar 105 - 136
Çalışmada, başkent oluşuyla birlikte Ankara’da havuzbaşlarıyla oluşturulmaya başlanan sosyalleşme mekânlarının belleklerdeki yeri, dönüşümü; konuyla ilgili arşiv taraması (dönemin gazeteleri, dergiler ve fotoğraf arşivleri) ve yayımlanmış anılarla birlikte incelenmektedir. Bu taramalardan edinilen bilgiler, ayrıca yaşları 70 ve üzeri Ankaralılarla yapılan söyleşiler ile de desteklenmeye çalışılmıştır.
In this paper, by the proclamation of Ankara as the capital city of Turkey socialization spaces which are created with pools will be examined in terms of transformation and place of these spaces in memories by searching archives (such as newspapers, periodicals and photograph archives of the period) and published memoirs. Besides, the derived information will be supported with interviews.



Makale Çağrısı
Derginin 16. Sayısına makale gönderimi için son tarih 15 Ağustos 2020’dir.

Duyuru
Ankara Araştırmaları Dergisi 2019 yılı özel yazı ödülünü C7. S2’de yayımlanan “Ankara’da Suriyeli Göçmenlerin Yer Seçimi Tercihlerinin İncelenmesi ve Bir Etnik Kentsel Adacık Örneği Olarak Önder, Ulubey, Alemdağ Mahalleleri” başlıklı makalesiyle Sezen Savran kazanmıştır.


2019 yılında Ankara Araştırmaları Dergisi’nde yazısı yayımlanan, 35 yaş altı veya doktorasını 5 yıl içerisinde almış olan araştırmacılar arasından VEKAM Yönetim Kurulu’nun belirleyeceği bağımsız bir jüri tarafından seçilecek bir yazara, derginin özel yazı ödülü olarak 1.000 TL verilecektir.

 
Copyright © 2020 Ankara Araştırmaları Dergisi. Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik Beyanı
Lookus & Online Makale