ISSN: 2147-8724
Societal Cohesion and Coexistence in the Axis of Spatial Dynamics: A Study on Syrians in Altındağ, Ankara [Ankara Araştırmaları Dergisi]
Ankara Araştırmaları Dergisi. 2025; 13(2): 133-156 | DOI: 10.5505/jas.2025.72335

Societal Cohesion and Coexistence in the Axis of Spatial Dynamics: A Study on Syrians in Altındağ, Ankara

Damla Karagöz, Ahmet Burak Büyükcivelek2
Ondokuz Mayıs University, Faculty of Architecture, Department of City and Regional Planning, Samsun, Türkiye

Forced migration not only entails the search for a new place of residence but also compels migrants to produce spaces in which they reconstruct their identities, cultural belongings, and social networks. In this regard, space emerges as a decisive dimension in migrants’ participation in urban life and in processes of social cohesion, playing a critical role in the reconstruction of identity and belonging (Lefebvre, 1991; Massey, 2005). This study examines the practices of spatial production and appropriation among Syrians residing in Altındağ, Ankara, and analyzes how these practices influence social cohesion, spatial encounters, and the dynamics of coexistence with the local population. Particular attention is given to the ways in which commercial, cultural, and religious spaces established by Syrians function in reinforcing urban belonging and strengthening solidarity practices. The research adopts an explanatory sequential mixed-methods approach. In the quantitative phase, surveys with 170 Syrian individuals provided measurable data on spatial practices, feelings of belonging, and levels of social cohesion. In the qualitative phase, 50 semi-structured interviews, non-participant observations, and document analysis of municipal reports and strategic plans were conducted. This methodological design enabled a multilayered evaluation of both Syrians’ everyday spatial experiences and local actors’ perceptions of cohesion. Findings reveal that Syrians anchor themselves in the city through everyday spatial practices, make their identities visible, and develop strong forms of cohesion and belonging at the neighborhood scale. However, increasing social tensions, security concerns, exclusionary discourses, and urban renewal projects complicate and undermine their spatial integration. The study demonstrates that urban spaces serve not merely as sites of shelter but as critical arenas where identity expression, belonging, and social cohesion are continuously redefined. Ultimately, the research argues that dignified, just, and sustainable coexistence requires the recognition of Syrians as urban actors and the support of the spaces they produce. Developing inclusive, participatory, and rights-based urban policies is thus essential for ensuring spatial justice and fostering peaceful shared living for both Syrians and the local communities..

Keywords: Syrians, Social cohesion, Spatial production, Coexistence, Migration, Altındağ, Ankara


Mekânsal Dinamikler Ekseninde Toplumsal Uyum ve Birlikte Yaşam: Ankara Altındağ’daki Suriyeliler Üzerine Bir İnceleme

Damla Karagöz, Ahmet Burak Büyükcivelek2
Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, Mimarlık Fakültesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun, Türkiye

Zorunlu göç süreçleri, yalnızca yeni bir yerleşim alanı bulunmasını değil, aynı zamanda kimlik, kültürel aidiyet ve sosyal ilişkilerin yeniden üretildiği mekânların yaratılmasını da beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda mekân, göçmenlerin kent yaşamına katılımı ve toplumsal uyum süreçlerinde belirleyici bir boyut kazanmakta; kimlik ve aidiyetin yeniden inşasında kritik bir rol oynamaktadır (Lefebvre, 1991; Massey, 2005). Çalışma, Ankara’nın Altındağ ilçesinde yaşayan Suriyelilerin mekân üretimi ve mekânı sahiplenme pratiklerini incelemekte; söz konusu pratiklerin toplumsal uyum, mekânsal karşılaşmalar ve yerel halkla birlikte yaşam dinamiklerine etkisini analiz etmektedir. Özellikle Suriyeliler tarafından oluşturulan ticari, kültürel ve dinî mekânların, kentsel aidiyetin pekiştirilmesinde ve dayanışma pratiklerinin güçlenmesinde nasıl işlev gördüğü ortaya konulmaktadır. Araştırmada açıklayıcı sıralı karma yöntem yaklaşımı benimsenmiştir. Nicel aşamada, 170 Suriyeli bireyle yapılan anketler aracılığıyla mekânsal pratikler, aidiyet hisleri ve sosyal entegrasyon düzeylerine ilişkin ölçülebilir veriler elde edilmiştir. Nitel aşamada ise 50 yarı yapılandırılmış görüşme, katılımcı olmayan gözlemler ve belediye raporları ile stratejik belgelerin doküman analizi kullanılmıştır. Bu yöntemsel bütünlük, hem Suriyelilerin gündelik mekânsal deneyimlerini hem de yerel aktörlerin uyuma dair algılarını çok katmanlı biçimde değerlendirmeyi mümkün kılmıştır. Bulgular, Suriyelilerin gündelik yaşamda geliştirdikleri mekânsal pratikler aracılığıyla kente tutunduklarını, kimliklerini görünür kıldıklarını ve mahalle ölçeğinde güçlü uyum ve aidiyetler geliştirdiklerini göstermektedir. Bununla birlikte toplumsal gerilimler, güvenlik kaygıları, ötekileştirici söylemler ve kentsel dönüşüm projeleri, mekânsal bütünleşmeyi kırılganlaştırmaktadır. Çalışma, kentsel mekânların yalnızca barınma işlevi görmediğini; aynı zamanda kimlik ifadesi, aidiyet ve toplumsal uyumun yeniden üretildiği sahneler olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, onurlu, adil ve sürdürülebilir bir birlikte yaşamın inşası için Suriyelilerin kent aktörleri olarak tanınması ve ürettikleri mekânların desteklenmesi kritik öneme sahiptir. Bu doğrultuda hak temelli, kapsayıcı ve katılımcı kentsel politikaların geliştirilmesi, hem Suriyeliler hem de yerel halk için mekânsal adaletin ve barışçıl bir ortak yaşamın ön koşuludur.

Anahtar Kelimeler: Suriyeliler, Toplumsal uyum, Mekânın üretimi, Birlikte yaşam, Göç, Altındağ, Ankara


Corresponding Author: Damla Karagöz, Türkiye
Manuscript Language: Turkish
×
APA
MLA
Chicago
Copied!
CITE
LookUs & Online Makale