| 1. | Editörden From the Editor Mehtap Türkyılmaz, Alev AyaokurSayfa I |
| ARAŞTIRMA MAKALESI | |
| 2. | Ankara’nın Sosyo-Kültürel Bir Değeri Olarak MKE Ankaragücü: Taraftarların Gözünden Kent ve Kulüp MKE Ankaragücü As a Socio-Cultural Value of Ankara: The City and the Club in the Eyes of Its Fans Mustafa Berkay Aydındoi: 10.5505/jas.2018.09609 Sayfalar 1 - 22 MKE Ankaragücü İstanbul’da kurulmuş ve daha sonra Ankara’ya taşınmış bir futbol kulübüdür. Kulübün İstanbul’dan Ankara’ya taşınması Kurtuluş Savaşı’na dayanır. İmalat-ı Harbiye işçileri, öğrencileri ve ustaları tarafından kurulmuş bir futbol kulübü olarak Ankaragücü, 1920’lerden sonra Ankara’da hem sosyal hem de kültürel anlamda etkili bir temsil oluşturmayı başarmıştır. Ankaragücü kitlesel taraftarlarıyla yıllar boyunca Ankara’daki en fazla ilgi çeken kulüp unvanına sahiptir. Basit biçimde kulübün kısıtlı sportif başarılarıyla açıklanamayacak olan bu büyük destek, Ankaragücü’nün tarihinden, işçi takımı oluşundan ve kentle olan ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Kulüp, kentin farklı bölgelerini de kapsayacak biçimde ‘eski Ankara’ ve ‘yeni öteki Ankara’nın tarihsel ve kitlesel desteğini elde etmeyi başarmıştır. Çalışma, kulübün tarihsel süreçleri ve kentle olan ilişkisinin yanı sıra, taraftarların kent, kulüp ve aidiyetleri üzerine odaklanmaktadır. Derinlemesine görüşmelere ek olarak, Ankara ve kulüp genel temaları etrafında bir odak grup çalışması yürütülmüştür. Kulübün Ankara’da üstlendiği rolü ve temsilini vurgulamanın yanında çalışma aynı zamanda taraftarların gözünden Ankara’yı keşfetmeye dönük bir çabayı da içermektedir. |
| 3. | Türkiye’de Nazi Almanya Propagandasına Bir Örnek: Ankara ve İstanbul’da Alman Mimari Sergileri An Example of the Nazi Germany’s Propaganda in Turkey: German Architectural Exhibitions in Ankara and İstanbul Evren Küçükdoi: 10.5505/jas.2018.77527 Sayfalar 23 - 38 Ankara Sergi Evi’nde 31 Ocak-15 Şubat 1943 tarihleri arasında açılan Yeni Alman Mimarisi Sergisi, II. Dünya Savaşı’nda açılan sergilerden biriydi. Sergi, büyüklüğü ve basında önemli bir yer edinmesi nedeniyle diğer sergilerden farklı olmuştu. Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Franz von Papen öncülüğünde gerçekleştirilen sergiye çok sayıda Türk yetkili, yabancı diplomatik temsilci ve basın mensubu katılmış, bu da serginin ilgi çekmesini sağlamıştı. Savaşta Alman mimari inşaatı durdurulduğu halde ve (bir kısmı) taslak halindeki projeler olmasına rağmen propaganda amacıyla Nazi Almanya’sının “büyük gücü” propaganda yoluyla sergilenmeye çalışılmıştı. Türk basınında çıkan yazıların çoğunluğunda Alman mimarisinin “ihtişamına” ve mimarlarına büyük övgüler kaleme alınmıştı. Türkiye’de sadece mihver devletler değil müttefik devletler de propaganda yoluyla Türk Hükümetini ve kamuoyunu etkilemeye çalışmıştı. Nitekim İngiltere de 1944 yılında önce Ankara ardından da İstanbul’da İngiliz mimari sergisini açmıştı. Alman mimarisine yapılan övgülerin benzeri bu kez İngiliz mimarisi için yapılmıştı. Dolayısıyla Türkiye nasıl savaş ortamında aktif tarafsızlık politikası izlemişse, Türk basını da benzer bir politika izlemişti. Makalede, Nazi Almanya’sı büyük yenilgiler aldığı halde mimari eserleri nasıl bir propaganda aracına dönüştürdüğü değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca Türk basınının Yeni Almanya Mimari Sergisi’ne bakışı ve propagandayı nasıl algıladığı, ne tür tepkiler verdiğine odaklanılmıştır. |
| 4. | Mimarlık Ortamının ‘Sessiz’ Aktörlerinden Reha Ortaçlı ve Ankara’daki Bilinmeyen Apartman Yapıları: Nihat Erim Apartmanı ve Ortaçlı Apartman(lar)ı Reha Ortaçlı, a ‘Silent’ Actor of Architecture and His Unknown Apartment Blocks: Nihat Erim Apartment and Ortaçlı Apartment(s) Umut Şumnu, Selim Sertel Öztürkdoi: 10.5505/jas.2018.00719 Sayfalar 39 - 56 Makale, ilk olarak Türkiye’de ulusalcı ve anıtsal mimarlık anlayışının terk edildiği ve işlevselci-rasyonalist bir mimarlık anlayışının benimsendiği bir dönemin önemli temsilcilerinden olan Reha Ortaçlı’nın mimarlık serüvenine odaklanmaktadır. Mimarın Akademi’deki mezuniyet projeleri, katıldığı ve ödül aldığı yarışmalar için önerdiği projeler, memuriyeti sırasındaki hayata geçen projeleri bizlere Ortaçlı mimarlığının oluşumu hakkında detaylı bilgi vermektedir. Ortaçlı tarafından tasarlanan Ankara Tenis Kulübü yapısı bu sürecin en ikonik yapısı olarak Türkiye mimarlık tarihinde yerini almıştır. Makale ayrıca, mimarlık ortamında çok fazla tanınmayan ve Ankara Tenis Kulübü yapısı dışında çok fazla yapısı bilinmeyen Reha Ortaçlı’nın Ankara’da tasarladığı apartman yapılarına odaklanmaktadır. Ortaçlı tarafından 1958 yılında tasarlanan Nihat Erim Apartmanı, 1962 ve 1990 yıllarında iki kez tasarladığı Ortaçlı Apartmanları araştırma kapsamında analiz edilen yapılardır. Sözlü görüşmeler, arşiv ve alan çalışmaları üzerinden gerçekleştirilen bu analizler bir taraftan Reha Ortaçlı mimarlığına ilişkin daha bütüncül bir yaklaşım geliştirmemize olanak tanırken, diğer taraftan da mimarın özgün tasarım yaklaşımı ve dönemiyle kurduğu ilişkiyi açığa çıkarmaktadır. |
| 5. | Yüksek Ziraat Enstitüsüne İlişkin Etnografik Eser Koleksiyonunun Oluşturulması ve Sergilenmesi* Creation and Display Studies on Ethnographical Textiles Collection of Higher Agricultural Institute** Ayşem Yanar, Ceren Karadeniz, Elif Saraç, Simin Şaydoi: 10.5505/jas.2018.83997 Sayfalar 57 - 76 Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Türkiye’de geleneksel el sanatları eğitimi üzerine uzmanlaşan akademik kurumların başında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi gelmektedir. İlk adıyla Yüksek Ziraat Enstitüsü (YZE) 1933 yılında kurulmuş, 1946 yılında Ankara Üniversitesi bünyesine dâhil olmuştur. Enstitü; Tabii İlimler, Ziraat, Baytar ve Ziraat Sanatları adlı dört fakülteden oluşmuştur. 1930’larda Ziraat Sanatları Fakültesi’nde yürütülen çalışmalar ile Türkiye’nin çeşitli yörelerinden tekstil ürünleri temin edilmiş, bu ürünler fakültede ders materyali olarak kullanılmış ve ürünlerin hammadde bilgileri, dokuları, içerik ve şekil bilgileri kayıt altına alınarak ilk akademik çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Yazılı akademik belgeler el sanatları alanında yapılan çalışmalara kaynak oluşturmuş, ders materyali olarak kullanılan dokumalar ise günümüzde etnografik eser statüsüne ulaşmıştır. Yüksek Ziraat Enstitüsü’ne ait olan bu dokumalar bilimsel bir araştırma projesinin konusu haline gelmiş ve bu kapsamda Ankara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde koruma altına alınmıştır. 2017 yılında Ankara Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü’nce onaylanan ve başlatılan Ankara Üniversitesi Köylü El Sanatları Koleksiyonunun Oluşturulması başlıklı projede Yüksek Ziraat Enstitüsü’ne ait olduğu bilinen ve YZE plakasını üzerinde bulunduran dokumaların önleyici koruma çalışmaları gerçekleştirilmiş, durum saptama (kimlik kartları hazırlama, fotoğraflayarak belgeleme, korunma durumlarını belirleme) sonucunda etkin koruma yöntemleri önerilmiştir. Çalışmada, YZE plakalı dokumalara ve ürünlere uygulanan önleyici koruma çalışmalarına ve çağdaş sergileme yöntem ve teknikleriyle sergilenmesine ilişkin sürecin ayrıntılarına ve YZE plakalı ürünlere ilişkin görsel ve yazılı metinlerin yer aldığı kataloğun hazırlanma sürecine ve Köy El İşleri Sergisi’nin tasarımına yer verilmektedir. |
| 6. | Ankara Kent Parklarının Kullanımının Belirlenmesi* Identification of the Use of Urban Parks in Ankara** Sibel Önal, Mehmet Sağırdoi: 10.5505/jas.2018.57338 Sayfalar 77 - 90 Kentlerin temel bileşenlerinden birisi olan parklar, kent sakinleri ile doğa arasında bir köprü vazifesi görmektedir. Kentlerin kalabalıklaşması ve çevresel olarak kirlenmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkan kent parklarının varlığı, Sanayi Devrimi sonrasında olduğu gibi günümüzde de önemini korumaktadır. Ülkemizde Cumhuriyet dönemi ile birlikte yeniden yapılanmanın adımları, Ankara’da parkların da yardımıyla atılmaya başlanmıştır. Araştırmanın amacı, Ankara’daki kent parklarının kullanımının belirlenmesidir. Araştırmanın konusunu Ankara’da yer alan Altınpark, Gençlik Parkı, Göksu Parkı ve Seğmenler Parkı oluşturmaktadır. Kullanıcı memnuniyeti anketi 1091 (533 erkek ve 558 kadın) kullanıcıya uygulanmıştır. Araştırma sonucunda kullanıcıların parklara genellikle kendi araçlarıyla geldikleri ve 15-30 dakikada ulaştıkları belirlenmiştir. Kullanıcıların parklara arkadaşları veya aileleri ile 3-6 kişilik gruplar halinde geldikleri ve parklarda 1-3 saat kaldıkları saptanmıştır. Parkların tercih edilme nedenleri, doğada vakit geçirmek, dinlenmek, arkadaşlarla buluşmak gibi rahatlatıcı faktörlere bağlıdır. Bu nedenle kullanıcıları parklara geldiklerinde kendilerini mutlu, huzurlu ve özgür hissetmektedirler. Kullanıcılar, kültürel etkinlikleri ve otoparkları yetersiz bulmakta ve parkların daha temiz ve bakımlı olmasını istemektedirler. |
| GÖRÜŞ YAZISI | |
| 7. | Cumhuriyetin 10. Yılında Neue Zürcher Zeitung Gazetesi’nin Ankara Hakkındaki Makalesi Neue Zürcher Zeitung’s Article About Ankara at the 10th Year of the Turkish Republic N Selcen Korkmazcan, R. Selva Korkmazcan Isıkdoi: 10.5505/jas.2018.35220 Sayfalar 91 - 95 İsviçre’de yayımlanan Neue Zürcher Zeitung Gazetesi’nin 2 Temmuz 1933 tarihli nüshasında, “Yeni Türkiye Başkentin Gelişimi” başlıklı bir makale yer almıştır. Makale, gazetenin basıldığı Zürih’te, Almanca olarak Cumhuriyetin 10. yılında Türkiye ve özellikle başkent Ankara’nın değişimi üzerine yazılmıştır. Makalenin Fransızcaya tercüme edilmiş haline Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nden ulaşılmıştır. Makalede, Ankara’nın yolları, halkı, yaşam alanları ve koşulları detaylı olarak ilgi çekici bir şekilde tasvir edilmiştir. Makalede ulaşılan sonuç, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin genç başkentinin 10 yıl gibi kısa bir sürede Avrupa’nın çağdaş şehirleriyle boy ölçüşebilecek seviyeye taşınmış olması yönünde olmuştur. Atatürk’ün kişisel çabalarıyla çağdaş uygarlıklar seviyesinin üstüne çıkma hedefiyle gerçekleştirilen Türk Devrimi’nin yaşam alanı olarak kurgulanmaya çalışılan Ankara’nın ele alınış şekli ilgi çekici görülerek bu çalışmada ele alınmıştır. Makalenin incelemesi, Fransızca’dan bire bir tercümesi gerçekleştirilerek yapılmış, bu çalışmada, detay atlanmaması ihtiyacından makalenin ele aldığı konular sırasıyla gözden geçirilerek aktarılmıştır. Küçük bir Anadolu kasabasından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çağdaş başkentine dönüşen Ankara’nın bir yabancının gözünden de aynı doğrultuda gözlemlenmesi durumunun Ankara’nın tarihi ve gelişimi incelenirken gözden kaçırılmaması gerekli görülmektedir. |
| 8. | Kanlıgöl ve Ankara’nın Kent Kimliğini Oluşturabilecek Yerbilimsel Özellikler* Kanlıgöl and Geological Properties That May Contribute to the Urban Identity of Ankara** Nizamettin Kazancı, Alkut Aytun, Emine Günokdoi: 10.5505/jas.2018.51423 Sayfalar 97 - 109 Kent içindeki doğal oluşumlar kent kimliği ve kent tarihinin ortaya çıkmasında birinci derecede rol sahibidirler. Çünkü bunlar göreceli kalıcı unsurlardır. Bu makalede, eski Ankara’da tren garı ile Sıhhiye arasında bulunan ve günümüzde unutulmuş olan Kanlıgöl semti tanıtılmakta ve semtin isim kaynağının oradaki sıcak su kaplıcaları ve küçük gölcükler olduğuna ilişkin veriler sunulmaktadır. Ayrıca, Ankara kent kimliğinin oluşumuna yardım edebilecek diğer yerbilimsel elemanlar; Ankara akarsuları, Ankara kili ve Ankara taşına dair bilgiler aktarılmaktadır. |